Vay

Vay

Philippe Djian Çeviri: Hakan Tansel
ISBN: 978-975-539-975-1
1.Baskı - 2015

Djian’ın kahramanları için yaşama girmek, arenaya girmek gibidir sözünü haklı çıkaran bir roman.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
15,75 TL
21,00 TL

Kitap Hakkında

Fransa’da özellikle genç okur kitlesi tarafından büyük ilgi gören Philippe Djian, son romanı Vay...’da beklentileri boşa çıkarmıyor. Djian’ın bütün yapıtlarına damgasını vuran düş kırıklığı, kararsızlık, sevdiklerinin yitiminden doğan boşluk gibi temaların hikâyeye ustalıkla yedirildiği şaşırtıcı bir roman...
Anlatılan, kırklı yaşların sonuna gelmiş, çekici ve başarılı bir iş kadını olan Michelle’in hikayesi. Babasının işlediği bir cinayet sonrası gençlik yıllarını toplumdan dışlanarak geçiren Michelle’in, boşandığı kocası, başarısız oğlu, ilerlemiş yaşına rağmen genç bir adamla evlilik planları yapan annesi, yıllardır hapishanede yatan babası, mutsuz bir evlilik sürdüren ortağı ve birden fazla sevgilisi arasında dengesini yitirmeden yaşamaya çalışırken, bir gece vakti tecavüze uğraması her şeyi altüst eder. Üstelik kimliği belirsiz tecavüzcü mesajlarla tacizini sürdürmektedir. Etrafındaki bütün ilişkiler altüst olurken Michelle de ummadığı bir yola sürüklenecektir.

Aslında bu denli tuhaf ve karmaşık, aynı zamanda hem bu kadar güçlü hem de bu kadar zayıf olduğumu düşünmüyordum. Şaşırtıcı. Yalnızlığın, geçen zamanın deneyimi şaşırtıcı. İnsanın kendini tanıması -En gözüpekler bile yalpalamışlardır- ki ben yalpalamaktan fazlasını yaptım, anlaşıldı. Bilmediğim bir sebeple, bazen sevişmelerimize ait sahneler zihnimde baştan sona yeniden canlanıyor ve yerde kavga eden o iki kudurmuşun birkaç metre üstünde yüzer gibi, olan bitene tanık oluyorum. Kendi öfkeme, gösterdiğim performansa, attığım tüyler ürpertici çığlıklara hayret ediyorum.
Djian’ın kahramanları için yaşama girmek, arenaya girmek gibidir sözünü haklı çıkaran bir roman.

Künye

Yazar Hakkında

Philippe Djian
1949’da Biarritz’de doğdu. Yapıtlarında kendi yaşantısına yaptığı dolaysız göndermeler otobiyografik roman yazarı olarak tanınmasını sağladı. Djian’ın romanlarındaki kişilerin, dekor ve stilin Amerikan “sefiller”inin (Bukowski, Carver) anlatı ve filmlerine incelikli bir biçimde öykündüğü söylenebilir. Fransa’da özellikle genç okur kitlesi arasında büyük yankılar uyandıran Crocodiles (1989) sert derisinin altında duyarlı bir doğa taşıyan timsah simgesi temelinde insan portreleri sunar. Djian’ın bakış açısındaki modernlik, her zaman genç okur kitlesinin dikkatini çekmiştir. Betty Blue’nun genel havasına egemen olan kararsızlık ve düş kırıklığı Djian’ın bütün yapıtlarına damgasını vurmuştur. Düş kırıklığı, aşk ve sevgilinin (Betty Blue, 1985), dostluğun (Maudit Manège, 1986), bir yeteneğin (Échine, 1988) yitirilmesinden kaynaklanır. Yılda bir gece, dikenleri arasından yumuşak ve pastel renkli çiçek veren kaktüs gibi kin ve kan ortasında bir aşk öyküsünü dile getiren Bleu comme l’enfer’in (1983) kahramanları da bu nitelendirmeye tümüyle uyar. Düş kırıklığı, aynen çok arzulanan bir kadının umulmadık bir biçimde ve kolayca teslim olması gibi yaşamdan beklenilen şeyin doğru zamanda ve doğru yerde elde edilememesinden de kaynaklanabilir: Sotos (1993), yaşama ilişkin derslerle doludur. Babası olmayan on sekiz yaşında bir delikanlı, çocuğu olmayan kırk yaşlarında bir adam ve yalnız yaşayan bir ihtiyar, yazgılarının kendilerini buluşturduğu yerde, soto’ların, ağaçların gövdesiyle kabukları arasında yaşayan küçük şeytanların tanıklığında tutku ve itkileriyle hesaplaşırlar. “Yaşama girmek, arenaya girmek gibidir.” Kişi, bu arenadan kendisiyle barışık ve kendine karşı silahlanmış olarak çıktığında bile, aynen gladyatör gibi ardında her zaman bir şeyler bırakacaktır. Böylece, Djian yitik bir kuşağın acılarının, romantik sözcüsü durumuna gelmiştir.

Djian’ın romanlarında yer verdiği ve argo kullanımların ağır bastığı konuşma dili, tümcelerindeki canlılık, yapıtlarından yansıyan ve pek az tanık olunan kendine özgü bilgelik ve aşırılık, bildik kalıpları aşan, düzeyler arasındaki geçişlerle modern, hatta postmodern anlayışın izlerini taşıyan özgür bir modelin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Gizemli başlıklar, izlekler (dostluk, cinsellik, şiddet, arabalar, alkol) ve anlatı tekniği (birinci kişi ağzından sürdürülen çizgisel anlatım ve teklifsiz dilin öğelerinin kullanılması) nedeniyle Djian’ın yapıtlarına polisiye tür içinde de yer verilmektedir. Bleu comme l’enfer ve Betty Blue’da (Aynı adla Jean-Jacques Beineix tarafından sinemaya da uyarlanan filmin başrollerinde Jean-Hugues Anglade ve Béatrice Dalle oynadı) dilsel düzeye de yansıdığı gibi, mavi, Djian’ın yoğun simgesel işlevler yüklediği ayrıcalıklı renktir.

YAPITLARI: Bleu comme l’enfer (1983); Cinquante contre un (1983); Zone érogène (1984) [Erojen Bölge, Çev. Yaşar Avunç, Ayrıntı Yay., 2002]; 37,2o Le matin (1985); Maudit manège (1986) [Eşiktekiler, Çev. Yaşar Avunç, Ayrıntı Yay., 2001]; Échine (1988) [Betty Blue, Çev. Ayşen Ekmekçi, Ayrıntı Yay., 3. Baskı, 2013]; Crocodiles (1989); Sotos (1993); Frictions (2003) [Sürtüşmeler, Çev. Aylin Yengin, Can Yay., 2005]; Impuretés (2005); Doggy Bag, Saison 1 (2005); Impardonables (2009); Incidences (2010); “Oh...” (2012).