Kusursuz Cinayet

Kusursuz Cinayet

Jean Baudrillard Çeviri: Necmettin Sevil
ISBN: 978-975-539-214-1
3.Baskı - 2012

Bu, bir cinayetin –gerçekliğin katlinin– öyküsüdür. Ve bir yanılsamanın –yaşamsal yanılsamanın, dünyaya ilişkin temel yanılsamanın– yok edilmesinin öyküsüdür.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
16,50 TL
22,00 TL

Kitap Hakkında

Bu, bir cinayetin –gerçekliğin katlinin– öyküsüdür. Ve bir yanılsamanın –yaşamsal yanılsamanın, dünyaya ilişkin temel yanılsamanın– yok edilmesinin öyküsüdür. Gerçek, yanılsama içinde kaybolmaz; bütünsel gerçeklik içinde kaybolan, yanılsamadır. Eğer cinayet kusursuz olsaydı, cinayetin öğelerini sergilemeyi amaçlayan bu kitabın da kusursuz olması gerekirdi. Ne yazık ki cinayet hiçbir zaman kusursuz değildir. Kaldı ki gerçeğin yok edilmesini anlatan bu polisiye kitapta, ne nedenler ne de katiller saptanabildi, ve gerçeğin cesedi de hiçbir zaman bulunamadı.Bu kitabı yönlendiren düşünceye gelince, o da hiçbir zaman saptanamadı. Cinayetin silahı bu düşünceydi.Her ne kadar cinayet hiçbir biçimde kusursuz olmasa da, kusursuzluk, adının da gösterdiği gibi her zaman bir suçla ilgilidir. Aynen kötülüğün şeffaflığı içinde, kötülüğü oluşturanın şeffaflığın kendisi olması gibi kusursuz cinayette de kusursuzluğun kendisi cinayettir. Ama kusursuzluk hiçbir zaman cezasız kalmaz: Kusursuzluğun cezası, onun aynen yeniden üretilmesidir.Bu cinayette hafifletici nedenler bulunabilir mi? Kuşkusuz hayır, çünkü bunları her zaman cinayetin nedenleri ya da cinayeti işleyenler arasında aramak gerekir. Oysa bu cinayette bir neden ya da katiller bulunmamakta ve dolayısıyla açıklanamazlığını mükemmel bir şekild korumaktadır. Gerçek kusursuzluğu da buradan kaynaklanmaktadır. Cinayet bir kavram olarak ele alındığında, bunun, daha çok, ağırlaştırıcı bir neden olduğu tartışma götürmez.Cinayetin sonuçları sürekli bir nitelik sunuyorsa, bunun nedeni, ne katil ne de kurbanın olmasıdır. Eğer bunlardan biri ya da öteki var olsaydı, cinayetin gizi günün birinde ortaya çıkar ve cinayet süreci de çözülmüş olurdu. Sonuç olarak giz, katil ve kurbanın birbirine karışmasına dayanmaktadır: “Son çözümlemede, katil ve kurban aynı kişidir. İnsan soyunun birliğini anlamamız, ancak bu nihai eşdeğerliğin gerçekliğini tüm korkunçluğu içinde anlamamızla olanaklıdır. (Éric Gans).”Son çözümlemede, nesne ve özne birdir. Dünyanın özünü kavramamız, ancak bu kökten eşdeğerliğin gerçekliğini tüm alaycılığı içinde kavramamızla olanaklıdır.

Künye

Yazar Hakkında

Jean Baudrillard
1929 yılında Reims’de doğan Baudrillard, meslek yaşamında ilk önce Almanca öğretmenliği yapmış ve 1966 yılında Nanterre Üniversitesi’nde Henri Lefebvre ile çalışmaya başlamıştır. Bertolt Brecht’ten şiirler, Peter Weiss’ın tiyatro oyunları ve Wilhelm E. Mühlmann’ın “Üçüncü Dünya’nın Devrimci Cennetleri”ni çevirmiş olan yazar, ders ve konferans vermek üzere başta ABD ve Japonya olmak üzere dünyanın pek çok ülkesine gitmiştir. Nanterre Üniversitesi’nde sosyoloji dersleri veren Baudrillard, yirmi yıldan uzun bir süre başasistan olarak kalmış, “profesörlük” unvanını ancak 1990 yılında alabilmiştir.
Günümüz düşün dünyasının en “çarpıcı” isimlerinden olan Baudrillard, kitaplarında esas olarak simülasyon, yığınların zihniyeti, “öteki”, baştan çıkarma gibi konuları ele almıştır. Üretimin, rasyonel bir etkinlik olmadığını ileri sürmüş; tüketicinin, reklam vb. yollarla aldatılmasını göz boyayıcı bir oyun ve hem üretimi hem de tüketicinin isteğini tehdit eden bir öğe olarak yorumlamıştır.

“Körfez Savaşı” sırasında Fransız televizyonunda görüşlerine en çok başvurulan düşünür olmuş, kitle iletişim araçlarında bir “star” haline gelmiştir.

İtalya, Meksika, Brezilya ve Japonya gibi ülkelerde yapıtlarının büyük bir bölümü çevrilmiştir. Başlıca yapıtları şunlardır: Le Système des objets [1968]; La Société de consommation [1970; Tüketim Toplumu, Çev. Hazal Deliceçaylı-Ferda Keskin, Ayrıntı Yayınları, 1997]; Pour une critique de l’économie Politique du signe [1972]; Le miroir de la production [1973; Üretimin Aynası, Çev. Oğuz Adanır, Dokuz Eylül Yayınları, 1998]; L’échange symbolique et la mort [1976; Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm, Çev. Oğuz Adanır, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2002]; Oublier Foucault [1977; Foucault’yu Unutmak, Çev. Oğuz Adanır, Dokuz Eylül Yayınları, 1998]; L’effet Beaubourg [1976]; A l’Ombre des Majorités Silencieuses [1978; Sessiz Yığınların Gölgesinde ya da Toplumsalın Sonu, Çev. Oğuz Adanır, Ayrıntı Yayınları, 1991]; Le P.C. ou les Paradis Artificiels du Politique [1978]; De la séduction [1981; Baştan Çıkarma Üzerine, Çev. Ayşegül Sönmezay, Ayrıntı Yayınları, 2005]; Simulacres et Simulation [1981; Simülakrlar ve Simülasyon, Çev. Oğuz Özügül, Dokuz Eylül Yayınları, 1998]; Les Stratégies fatales [1983]; La Gauche Divine [1984]; Amérique [1986; Amerika, Çev. Yaşar Avunç, Ayrıntı Yayınları 1996]; L’autre par lui-même [1987]; La Transparence du Mal [1990; Kötülüğün Şeffaflığı-Aşırı Fenomenler Üzerine Bir Deneme, Çev. Işık Ergüden, Ayrıntı Yayınları, 1995]; Cool Memories I-II [1990; Siyah ‘An’lar, Çev. Ayşegül Sönmezay, Ayrıntı Yayınları, 1999]; La guerre du Golf n’a pas eu lieu [1991]; L’illusion de la fin [1992]; Le crime parfait [1994; Kusursuz Cinayet, Çev. Necmettin Sevil, Ayrıntı Yayınları, 1998]; Cool Memories III-IV (1990/2000) [1995-2000; Cool Anılar III-IV (1990-2000), Çev. Yaşar Avunç, Ayrıntı Yayınları, 2002.]

Bu kitaplardan L’Echange impossible [1999 ] yayınevimiz programına alınmıştır.