Kötülük Çiçekleri

Kötülük Çiçekleri

Charles Baudelaire Çeviri: Ahmet Necdet
ISBN: 978-605-314-105-1
2.Baskı - 2018

Kötülük Çiçekleri, Baudelaire’in insanlığa armağan ettiği ölümsüz bir başyapıt.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
30,00 TL
40,00 TL

Kitap Hakkında

Walter Benjamin’in “Avrupa’yı etkileyen son lirik başyapıt” olarak nitelediği Kötülük Çiçekleri, birçok şair ve eleştirmene göre modern şiirin kurucu basamağıdır. Büyük kentin ve “aradaki insan”ın bir daha dinmeyecek olan cehennemi, şairin vicdan azabının aynalarında öfkeli bir içtenlikle resmedilir. Victor Hugo’nun “Sanat göğünü bilinmedik bir ölüm ışığıyla süslediniz” diye selamladığı Baudelaire’in bu “dehşet dolu” çiçekleri, yayımlandığı yıllarda kamu ahlakına saldırıyla itham edilerek cezalandırılmıştı. Kötülük Çiçekleri, Baudelaire’in insanlığa armağan ettiği ölümsüz bir başyapıt.

Künye

Yazar Hakkında

Charles Baudelaire
1821’de Paris’te doğdu. Altı yaşındayken babasını kaybetti. Ertesi yıl bir subayla evlenen annesiyle birlikte Lyon’a gitti. Burada başladığı ortaöğrenimi sırasında daha sonraki tüm yaşamını belirleyecek olan şiirle tanıştı. 1836’da ailesiyle birlikte geri döndüğü Paris’te, dışarıdan sınavlara girerek Louis-le-Grand Lisesi’ni bitirdi. Büyük kentin karanlığının idrakine varmaya başladığı bu yıllarda ilk dizelerini kaleme aldı. Hukuk Fakültesi’ne başlamasıyla açığa çıkan bohem yaşantı eğilimi nedeniyle aile meclisi kararıyla 1841’de Kalküta yolculuğuna gönderildi. Edebiyat ve haz tutkunu Baudelaire için bu serüven kısa sürdü, yolculuğu tamamlamadı. Kötülük Çiçekleri’nin ilk parçasını bu sırada yazdığı bilinmektedir. Güneydoğu Afrika kıyılarında gemiden inip Paris’e döndü. Yirmi iki yaşını doldurduğu 1843 yılından başlayarak babasından kalan mirası kullanma hakkına sahip oldu. Elindeki kaynağı savruk biçimde harcayıp tüketmeye yönelince annesinin girişimiyle miras hakkına hukuki kısıt getirildi. Şiirinin temalarını, imge kuruluşunu, biçemini ve bununla birlikte yaşamını derinden etkileyecek olan uyuşturucu bağımlılığı esasen bu dönemin ürünüdür. Bir yandan da resim ve müzik üzerine kaleme aldığı güçlü irdeleme ve eleştiri yazılarıyla eleştirmen olarak öne çıktı. 1848 Devrimi ve sosyalizm karşısında duyduğu heyecanı dile getirdi. Aynı yıl, yeteneğini büyüleyici, işlediği temaları kâhinsel bulduğu ABD’li yazar Edgar Allen Poe’yu Fransızca’ya çevirmeye başladı ve yayımladı. Kötülük Çiçekleri’nin kitaba dönüşecek hacimdeki ilk el yazmalarını da bu dönemde kaleme aldı. 1851’deki hükümet darbesine şiddetli tepki gösteren ve takip eden yıllarda başyapıtının parçalarını farklı dergilerde yayımlayan Baudelaire’in dehşet yüklü hiddetli çiçekleri nihayet 1857 yılında kitap olarak yayımlandı. Genel ahlak kurallarına aykırı görülerek mahkemeye sevk edilen kitabın içindeki altı şiir yasaklandı. Müellifin ve yayımcının ayrı ayrı para cezasına çarptırılmasına da neden olan 100 şiirlik bu ilk baskı, çeşitli yankılar yaratmakla birlikte kitabın önemi çok sonraları anlaşılabildi. Tüm varoluşunu şiire, özellikle de başyapıtının yıllar içinde yeniden yaratılarak nihai biçimini almasına adayan şairin düzyazıları da ancak ölümünden sonra kitaplaştırılmıştır. Şiir uğraşından kayda değer ve sürekli bir gelir elde edemeyen sanatçı borçlarını ödeyebilecek para kaynağı arayışıyla 1865’te Belçika’ya gitti. Sonuç düş kırıklığıydı. Bir yıl sonra, tedavi gördüğü sağlık evinden, bedenini yıllardır tahrip etmekte olan frenginin yol açtığı kısmi felçle, konuşma yetisini yitirmiş olarak Paris’e götürüldü. 1867 Ağustos ayının son günü yaşama veda etti.

Şairin büyük yapıtının özü sayılan Kötülük Çiçekleri neredeyse bütün dünya dillerine aktarılmış, sanat dünyasını ve kendinden sonra gelen tüm şiir ve edebiyat hareketlerini derinden etkilemiştir. Trajik ölümünden birkaç yıl sonra ardılı Arthur Rimbaud tarafından “şairlerin tanrısı” ilan edilen “lanetli” şairin bu başyapıtı sadece 20. yüzyılın ilk yarısında 250’yi aşkın özgün çalışmaya konu olmuş; “insanın acı deneyimi ve insanlık bilgisinin kanla hayat bulmuş hülasası” ve “gerçeğin en üstün biçimi olan söz ‘gerçekliği’nin yüzünü en iyi gösterdiği bir kutsal kitap” olarak tanımlanmıştır.