Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi

Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi

Peter Handke Çeviri: Tevfik Turan
ISBN: 978-975-539-091-8
4.Baskı - 2016

Kitap, Batı toplumlarında yaşayan “uygar” insanların ilişkisinin yarattığı boşluğun özgürleştirici ve öldürücü boyutları üzerine kuruludur.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
10,50 TL
14,00 TL

Kitap Hakkında

Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi, Time’ın “Beckett’den beri çağdaş yazının en büyük adı” diye nitelendirdiği Handke’nin en önemli yapıtlarından biridir. Bir tek sözcükle tanımlamak gerekirse, dille dünya arasındaki “boş”luğun romanıdır. Metin, Batı toplumlarında yaşayan “uygar” insanların ilişkisinin (=ilişkisizliğinin) yarattığı “boş”luğun “özgürleştirici” ve “öldürücü” boyutları üzerine kuruludur.Romanı edebiyat estetiği açısından farklı kılan yan, Handke’nin dile olağanüstü bir önem vererek “boş”luğun üslubunu yaratmış olmasıdır. Klasik romanlardaki tip yoktur... Metinde, kalecinin penaltı anında duyduğu endişenin bütün bir hayata yayılmasından duyulan tedirginlik ve dilin ilişki kurmadaki eksikliği büyük bir başarıyla işlenir.Handke’ye göre, “Edebiyatın görevi toplumsal koşullandırmayı yıkmak ve kültürün insan ve doğa üstündeki baskısını kaldırmaktır. Ama edebiyatın kendisi de her zaman için kültürün bir parçasıdır ve dolayısıyla kendi içine dönük ve kendine yeniktir. Yazmak, kendi kendini hapsetmek, kendini yaşamdan uzaklaştırmaktır ve bu da bir tür şizofrenidir aslında.”“Yalnızlık”, “boşluk”, “ilişkisizlik”, “dilin ilişki gücü” gibi temalara ilgi duyanlar; “zor” metinlerden hoşlananlar için vazgeçilmeyecek bir başucu kitabı...

Künye

Yazar Hakkında

Peter Handke
6 Aralık 1942’de Kärnten’de, Griffen’de doğdu. 1965’te Graz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Öğrenciliği sırasında Forum Stadtpark adıyla bir araya gelen genç edebiyatçılar topluluğuna katıldı. Üniversiteyi bitirdiği yıl ABD’ye gitti. Orada “yerleşik” edebiyata yönelttiği eleştirilerle büyük ilgi topladı. Avrupa’ya döndükten sonra Almanya’nın çeşitli kentlerinde ve Paris’te yaşadı. 1967’de Gerhart Hauptmann Ödülü’nü kazandı.
Handke, II. Dünya Savaşı sonrası deneysel edebiyat yaklaşımının önemli adlarından biridir. Hem oyun hem de romanlarında dil olgusu büyük önem taşır. Dilin yapmacıklığını, insanlar arasında ilişki kurmadaki yetersizliğini ve giderek insana yabancılaşmasını romanlarında sık sık işlemiştir.
Tiyatro alanında da benzer uygulamaları vardır. Gerçekliğin tiyatroda yaratılamayacağı düşüncesinden yola çıkarak sokak, dershane, kilise ve dükkân gibi yerlerde sergilenecek, halka doğrudan seslenebilecek bir tiyatroyu savunmuştur. Oyunlarında küçük burjuva yaşantısını taşlayan, imgelerden bağımsız ve dilin anlamsızlığını vurgulayan yinemeler ve monologlarla, insan ile nesne arasındaki ilişkileri irdelemeye çalışmıştır. Tiyatro anlayışını en ileri noktasına götürdüğü Publikumsbeschimpfung [Seyirciye Hakaret] adlı oyunda eylem, olaylar dizisi vb yoktur; oyunun ana kişisi seyircidir. Oyunun sonunda sövülmekte, sonra da hoparlörden alkış sesleri duyulmaktadır.