Kahkaha Benden Yana

Kahkaha Benden Yana

Søren Kierkegaard Çeviri: Nedim Çatlı
ISBN: 978-975-539-312-4
1.Baskı - 2000

Dönemin etik, estetik, doğrudan hayata dair alanlarında bayağılıklara karşı tek başına kıyasıya mücadele etmiş bir adamı tanımak ve hakkını vermek için.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
25,50 TL
34,00 TL

Kitap Hakkında

Büyük bir dehanın tanınmaması elbette üzücü; ama yanlış tanınması daha da beter. Ne yazık ki Kierkegaard bu iki durumu da dramatik şekillerde yaşadı ve yer yer de yaşamaya devam ediyor.

Yaşadığı dönem olan XIX. yüzyılda kendi insanları tarafından anlaşılamadı; çünkü düşünceleri, eserleri onları kat kat aşıyordu.Kierkegaard’ın üzerine örtülen ölü toprağından sıyrılıp varlığını yeniden göstermesi için XX. yüzyılın başlarını beklemek gerekti: Yani “birey” kavramının yavaş yavaş uç verdiği, özleri bir “sistem” inşa etmeye dayalı felsefelerin çözülmeye başladığı bir zaman dilimini.Geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran pek çok düşünür ve yazar Kierkegaard’dan önemli ölçüde yararlanmışsa da, Kierkegaard’ı merak eden okurlar onun “yanlış” bir kitabından başlamak ya da hakkındaki yanıltıcı yorumları ciddiye almak suretiyle bir anlamda onu gözden kaçırmışlardır.İşte bu kitap Kierkegaard’ı tanıdığını sananlar, hakkında şöyle bir fikri olanlar ya da hiçbir fikri olmayanlar için ideal bir “tanıtım” kitabı. Tanıyanlara ise kesinlikle “yeni bir bakış” kazandıracak bir eser.Kierkegaard okuru birkaç şekilde şaşırtıyor: Öncelikle yüz elli yılı aşkın zaman önce kaleme almış olduğu konular halen güncelliğini sürdürüyor. Sözgelimi kamu, basın, özel hayat gibi kavramları derinlemesine ele alırken bugün de önemini koruyan olağanüstü tespitler yapıyor. Bunun dışında değişik karakterlerin ağzından tartışma yaratacak sözler sarf ediyor. Örneğin: “Can sıkıntısı bütün kötülüklerin anasıdır,” diyerek eğlenmenin görevimiz olduğunu ilan ediyor.

Dönemin etik, estetik, düşünsel ve doğrudan hayata dair alanlarında bayağılıklara karşı tek başına kıyasıya mücadele etmiş bir adamı (yeniden) tanımak, “sohbet”inden haz almak ve en nihayetinde Kierkegaard’a hakkını vermek için Kahkaha Benden Yana diyoruz.

Künye

Yazar Hakkında

Søren Kierkegaard
1813’te Kopenhag’da doğdu. 1855’te yine Kopenhag’da öldü. Çocukluğu insanlardan uzak ve mutsuz geçti. Annesini, ablalarını, iki ağabeyini daha yirmi birini bitirmeden kaybetti. Babası 1838’de öldüğünde geride Sören’e ve ağabeyine büyük bir servet bırakmıştı. Bu sayede Kierkegaard hayatını maddi sıkıntı çekmeden yazarak geçirdi; ama babasından kalan psikolojik mirasın çok daha önemli sonuçları oldu. Ortodoks Lutherciliğe çok bağlı olan babasının güçlü kişiliği ve dindarlığının derinlerinde yatan melankolisi tüm hayatı boyunca etkisini sürdürdü.
Ağırbaşlılıkla umursamazlığın birbirine karıştığı bir gençlik döneminden sonra, nişanlısı Regine Olsen’den ayrıldı. Her iki tarafın da büyük acı çektiği bu olaydan sonra yaşamını felsefi düşünceye adadı. 1841’de doktora tezini (Begriff der İronie [İroni Kavramı]) verdikten iki yıl sonra pek çok kitap yayımladı. Bunların hemen hepsinde takma ad kullandı. Bu takma adlar kâh editör kâh yazar oluyor, birbirlerine göndermelerde bulunup polemiğe de giriyorlardı. Bir yandan resmi Kilise’ye, öbür yandan Hegel’e karşı olmak üzere iki cepheli bir polemiğe girişti. Amacı, inancın özü açısından öznel olduğunu ileri sürerek Hıristiyanlığı onu karikatürleştiren Hıristiyanlara karşı savunmaktı. Bu tutum aynı zamanda, Hegel’in sistematik idealizmine karşı çıkmak anlamına geliyordu. Kierkegaard devlet dinlerine karşı olduğu kadar sistematik düşüncelere karşı da bireysel varlığın tekliğini ileri sürer, İsa’nın ölüm deneyinde Hıristiyanlığın yeni bir boyutunu görerek bunu inceler. Eksiksiz sistemler ve kişiliksizleştirici kavramlar karşısında öznelliğin “gerçeğin kendisi” olduğunu söylerken, bir yandan da Tanrı’nın aşkınlığı karşısında öznelliğin başıboşluğu üzerinde durur.
Kierkegaard’ın felsefesi varoluşçuluğun kaynağını oluşturur. Kendi zamanında fazla tanınmayan felsefesi, kimi çağdaş düşünürleri, özellikle Heidegger’i, J.-P. Sartre’ı, K. Jaspers’i, K. Barth’ı derinden etkilemiştir.
BAŞLICA YAPITLARI: Enten-Eller (1843; Ya/Ya Da); Frygt og Baeven (1843; Korku ve Titreme, çev. Ekrem Düzen. Ara Y., 1990); Gjentagelsen (1843; Yineleme); Philosophiske Smuler (1844; Felsefi Kırıntılar); Bebrebet Angest (1844; Boğuntu Kavramı); Stadier paa Livets vei (1845; Yaşam Yolunda Aşamalar); Sygdommen til Döden (1849; Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Çev. Mehmet Mukadder Yakupoğlu, Ayrıntı Yayınları, 1997).