Felsefe Sahnesi

Felsefe Sahnesi

Michel Foucault Çeviri: Işık Ergüden
ISBN: 978-975-539-419-0
2.Baskı - 2011

Felsefe Sahnesi daha çok Foucault’nun 1960’lar ile 1970’lerin başında kaleme aldığı yazılar ile yaptığı söyleşileri kapsıyor.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
21,00 TL
28,00 TL

Kitap Hakkında

Felsefe Sahnesi, daha çok Foucault'nun 1960'lar ile 1970'lerin başında kaleme aldığı yazılar ile yaptığı söyleşileri kapsıyor. Bu dönemde Foucault sadece Fransa'nın değil, aynı zamanda Batı entelektüel dünyasının gündemine de tam anlamıyla oturmuş ve özellikle incelemelerinde kulandığı araştırma ve kavramsallaştırma yöntemleri çerçevesinde hararetli bir tartışma yaratmıştı. Foucault'nun "arkeoloji" adını verdiği çalışmalarının aslında bir tür yapısalcılık olduğunu ve tarih boyutunu dışarıda bıraktığını öne süren bir eleştiri çizgisi, genel anlamda yapısalcılık eleştirileriyle bütünleşmişti. Felsefe Sahnesi'ni oluşturan metinlerin önemli bir kısmı bu tür eleştirilere kapsamlı bir cevap niteliği taşıyor. Yapısalcılık kavramının içeriğini, özellikle de tarih ile ilişkisini ayrıntılı olarak tartışan Foucault, bir yandan bu akımın başlangıçta sadece belli bir tür tarih anlayışını reddettiğini; bir yandanda tanımlamayı iderek güç kılacak bir biçimde genişleyen ve çeşitlenen bir düşünme ve analiz biçimine dönüştüğünü, tam da bu yüzden "yapısalcı" kavramı altında sınıflandırılan düşünürlerde pek az ortak yan bulunabileceğini vurguluyor. Benzeri bir tepkiyi daha sonraki yıllarda kendi düşüncesinin postmodern ya da postyapısalcı olarak tanımlanmasına karşı da gösteren Foucault, tıpkı yapısalcılık gibi bu kavramların da kesin olarak tanımlanabileceğine inanmadığını dile getiriyor ve bu tür sınıflandırmaları reddediyor.Felsefe Sahnesi'ni önemli kılan nedenlerden biri de Foucault'nun düşünce çizgisinin izlediği yol ile ilgili birtakım kalıplaşmış yorumarı kırabilecek ipuçları vermesi. Bu çizgide önemli kırılmalar olduğu ve her biri yeni bir dönem başlatan söz konusu kırılmaların sadece düşünürün kullandığı yöntemde değil, seçtiği araştırma alanları ile temel felsefi sorular karşısında benimsediği tutumda da belirginleştiği görüşü sıkça dile getirilir. Oysa Felsefe Sahnesi'nde yer alan ve Foucault'nun düşüncesindeki derin bir sürekliliğe işaret eden bazı metinler bu görüşü kuşkuyla karşılamayı gerektiriyor.Felsefe Sahnesi sadece Foucault'yu değil, Foucault üzerinde etkili olmuş entelektüel isim ve akımları tartışmak için de zengin bir birikim sunuyor. Foucault'nun özellikle yorumbilgisi çerçevesindeki Nietzsche, Freud ve Marx'ı; Jean Hyppolite üzerine yazarken Kant ve Hegel'i; soybilimi tarif ederken Nietzsche'yi; Georges Canguilhem'i tanıtırken yine Nietzsche'den Frankfurt Okulu'na uzanan yoğun bir geleneği; Cassirer üzerine yazısında yeni-Kantçılığı ve nihayet yirminci yüzyıla damgasını vuracak düşünür olarak gördüğü çağdaşı Deleuze'ü tartıştığı yazıları, felsefe pratiğine hem içeriden hem de dışarıdan bakabilen ve eleştirel geleneği büyük bir ustalıkla beklenmedik noktalara götüren metinler.

Künye

Yazar Hakkında

Michel Foucault
Michel Foucault 1926’da Poitiers’de doğmuştur. 1946’da Fransa’nın en önemli eğitim kurumlarından École Normale Supérieure’e kabul edilir. Felsefe ve psikoloji okur. 1950’de girdiği Fransız Komünist Partisi’nden 1952’de ayrılır. Bir süre hastanelerde psikolog olarak çalışır. 1953’te Althusser’in yerine École Normale’de felsefe asistanı olur ve psikoloji eğitimine devam eder. Paris Psikoloji Enstitüsü’nden psikopatoloji ve deneysel psikoloji diplomaları alır. Marksist bir bakış açısıyla yazdığı ilk kitabı Maladie mentale et personnalité’den (1954, Akıl Hastalığı ve Kişilik) [Bu kitap, 1962 yılında gözden geçirilerek yeniden basılmış ve adı Maladie Mentale et Psychologie olarak değiştirilmiştir. Yayımladığımız Akıl Hastalığı ve Psikoloji bu baskının çevirisidir.] Sonra Georges Dumézil’in tavsiyesiyle İsveç Uppsala’daki Maison de France’a direktör olur. Burada Histoire de la folie à l’âge classique (Klasik Çağda Deliliğin Tarihi) üzerine çalışmaya koyulur. Deliliğin Tarihi’ni tamamlayıp Clermont-Ferrand Üniversitesi’nde psikoloji dersleri vermeye başlar. Ardından Clermont-Ferrand’da felsefe bölümünün başına geçer. Aynı yıl Gilles Deleuze’le tanışır. Bir yıl sonra Georges Bataille’ın kurmuş olduğu Critique dergisinin yayın kuruluna girer ve Naissance de la clinique (Kliniğin Doğuşu) adlı kitabını yayımlar. 1966’da ilk baskısı bir ayda tükenen ve büyük tartışmalara neden olan Les mots et les choses (Kelimeler ve Şeyler) çıkar. 1969’da Foucault’nun Kelimeler ve Şeyler’de kullandığı yöntemi açıklama denemesi olan L’Archéologie du savoir (Bilginin Arkeolojisi) yayımlanır. 1970’te Fransa’nın en prestijli kurumlarından Collège de France’ta kendisi için kurulan “Düşünce Sistemleri Tarihi” kürsüsüne seçilir. Bunun ardından Groupe Information sur les Prisons (G.I.P. – Hapishaneler Üzerine Enformasyon Grubu) adlı oluşumun kurucularından biri olur. Gerek bu grup gerek adalet, tıp, psikiyatri ve cinsellikle ilgili bir dizi mücadele çevresinde yeni bir politik etkinlik biçiminin öncülüğünü yapar. Geleneksel parti politikalarının dışına çıkan bu etkinlik biçimi yeni bir eylem ve entelektüel anlayışını da beraberinde getirmiştir. 1973’te Sartre ve Maurice Clavel’le birlikte Libération gazetesinin kuruluşuna katılır. 1975’te Surveiller et punir: Naissance de la prison (Gözetleme ve Cezalandırma: Hapishanenin Doğuşu) yayımlanır. İktidar ilişkileri, teknikleri, stratejileri ve taktiklerinin; yani modern Batı toplumlarında öznelliği kurma biçimlerinin analizini yaptığı bu kitap olağanüstü bir ilgi görür. 1976’da Histoire de la sexualité (Cinselliğin Tarihi) başlıklı ve altı cilt olmasını planladığı dizinin ilk kitabı La volonté de savoir (Bilme İstenci) çıkar. Özgürleşmenin yerine alternatif olarak kendini yaratmayı ve arzunun özgürleşmesi yerine zevki yoğunlaştırmayı öne çıkaran bakış açısını bu son kitabının ardından geliştirir. Altı yıl sonra yayımlanan Cinselliğin Tarihi’nin ikinci ve üçüncü ciltlerine kadar geçen süre içinde önde gelen Fransız entelektüelleriyle birlikte İspanya’dan Polonya’ya çeşitli baskıcı rejimlere karşı yürütülen uluslararası kampanyalara katılır. Bütün bu süreç içinde irili ufaklı birçok kitap, makale ve söyleşisi yayımlanır. Söz konusu makale ve söyleşilerinin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinde verdiği dersler 1994’te dört cilt olarak ve Dits et écrits (Söylenmiş ve Yazılmışlar) başlığı altında bir araya getirilip kitaplaştırılır. [Dits et écrits’den yapılan kapsamlı bir seçme Seçme Yazılar (I Entelektüelin Siyasi İşlevi, II Özne ve İktidar, III Büyük Kapatılma, IV İktidarın Gözü, V Felsefe Sahnesi, VI Sonsuza Giden Dil) adıyla Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.]