Baştan Çıkarıcının Günlüğü

Baştan Çıkarıcının Günlüğü

Søren Kierkegaard Çeviri: Süha Sertabiboğlu
ISBN: 978-975-539-144-1
5.Baskı - 2013

Kierkegaard, "Baştan Çıkarıcının Günlüğü"nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma “uğraşı”nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi “bildik” konulara ironik yorumlar getiriyor.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
10,50 TL
14,00 TL

Kitap Hakkında

Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü’nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma “uğraşı”nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs gibi “bildik” konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaard’a göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresinde toplanır. Ya/Ya Da’nın bir bölümünü oluşturan, ancak bağımsız bir bütünlüğe de sahip olan Baştan Çıkarıcının Günlüğü işte bu estetik aşamaya dair...

Kierkegaard Regine Olsen adında on yedi yaşında bir kızla nişanlanır, bir sene sonra da kitapta da ipuçlarını bulabileceğiniz sebeplerden nişanı bozar ve Berlin’e kaçıp Ya/Ya Da’yı bitirir. Bazı temel otobiyografik özellikler yüzünden Kierkegaard’ı “baştan çıkarıcı” Johannes’le özdeşleştirenler olsa da günlük, kurmaca ağırlıklıdır. Aslında, kitapta ne sıradan bir baştan çıkarıcı sözkonusu ne de alışıldık bir günlük: Johannes, kendini etik, estetik ve erotik içerimleri olan bir aşk bilgeliğiyle donatmış sıradışı bir baştan çıkarıcı; bir estet, bir “erotist.” Ayrıca özgürlük düşkünü biri. Hem kendisinin özgür olması gerekiyor, hem de baştan çıkardıklarının. Günlüğe gelince; her ne kadar bazı tarihler göze çarpıyorsa da okurun en az hissedeceği şey günlük formu olacak; en çok hissedeceği ise ironik gözlemlerle bezenmiş sıkı bir roman tadı. Özgürlükçü bir erotist estetin baştan çıkarma üzerine klasikleşmiş gözlemleri... 

Künye

Yazar Hakkında

Søren Kierkegaard
1813’te Kopenhag’da doğdu. 1855’te yine Kopenhag’da öldü. Çocukluğu insanlardan uzak ve mutsuz geçti. Annesini, ablalarını, iki ağabeyini daha yirmi birini bitirmeden kaybetti. Babası 1838’de öldüğünde geride Sören’e ve ağabeyine büyük bir servet bırakmıştı. Bu sayede Kierkegaard hayatını maddi sıkıntı çekmeden yazarak geçirdi; ama babasından kalan psikolojik mirasın çok daha önemli sonuçları oldu. Ortodoks Lutherciliğe çok bağlı olan babasının güçlü kişiliği ve dindarlığının derinlerinde yatan melankolisi tüm hayatı boyunca etkisini sürdürdü.
Ağırbaşlılıkla umursamazlığın birbirine karıştığı bir gençlik döneminden sonra, nişanlısı Regine Olsen’den ayrıldı. Her iki tarafın da büyük acı çektiği bu olaydan sonra yaşamını felsefi düşünceye adadı. 1841’de doktora tezini (Begriff der İronie [İroni Kavramı]) verdikten iki yıl sonra pek çok kitap yayımladı. Bunların hemen hepsinde takma ad kullandı. Bu takma adlar kâh editör kâh yazar oluyor, birbirlerine göndermelerde bulunup polemiğe de giriyorlardı. Bir yandan resmi Kilise’ye, öbür yandan Hegel’e karşı olmak üzere iki cepheli bir polemiğe girişti. Amacı, inancın özü açısından öznel olduğunu ileri sürerek Hıristiyanlığı onu karikatürleştiren Hıristiyanlara karşı savunmaktı. Bu tutum aynı zamanda, Hegel’in sistematik idealizmine karşı çıkmak anlamına geliyordu. Kierkegaard devlet dinlerine karşı olduğu kadar sistematik düşüncelere karşı da bireysel varlığın tekliğini ileri sürer, İsa’nın ölüm deneyinde Hıristiyanlığın yeni bir boyutunu görerek bunu inceler. Eksiksiz sistemler ve kişiliksizleştirici kavramlar karşısında öznelliğin “gerçeğin kendisi” olduğunu söylerken, bir yandan da Tanrı’nın aşkınlığı karşısında öznelliğin başıboşluğu üzerinde durur.
Kierkegaard’ın felsefesi varoluşçuluğun kaynağını oluşturur. Kendi zamanında fazla tanınmayan felsefesi, kimi çağdaş düşünürleri, özellikle Heidegger’i, J.-P. Sartre’ı, K. Jaspers’i, K. Barth’ı derinden etkilemiştir.
BAŞLICA YAPITLARI: Enten-Eller (1843; Ya/Ya Da); Frygt og Baeven (1843; Korku ve Titreme, çev. Ekrem Düzen. Ara Y., 1990); Gjentagelsen (1843; Yineleme); Philosophiske Smuler (1844; Felsefi Kırıntılar); Bebrebet Angest (1844; Boğuntu Kavramı); Stadier paa Livets vei (1845; Yaşam Yolunda Aşamalar); Sygdommen til Döden (1849; Ölümcül Hastalık Umutsuzluk, Çev. Mehmet Mukadder Yakupoğlu, Ayrıntı Yayınları, 1997).