Aden Arabistan

Aden Arabistan

Paul Nizan Çeviri: Şule Çiltaş Solmaz
ISBN: 978-605-314-395-6
1.Baskı - 2019

Her şey genç bir adamın yıkımına neden olabilir: aşk, fikirler, ailesini yitirmesi, önemli şahsiyetler arasına kabul edilmesi. Dünyadaki yerini öğrenmesi kolay olmaz. O yaşlarda dünyamız neye benziyordu? Greklere göre evren henüz oluşum aşamasındayken var olan kaosu andırıyordu. Aradaki fark şu ki, biz başlangıcın başlangıcına değil, gerçek sonun başlangıcına tanıklık ettiğimize inanıyorduk.

İlk 16 sayfa için tıklayın.

 
15,00 TL
20,00 TL

Kitap Hakkında

Yirmi yaşındaydım. Kimse bana yaşamın en güzel çağı budur demesin.

Her şey genç bir adamın yıkımına neden olabilir: aşk, fikirler, ailesini yitirmesi, önemli şahsiyetler arasına kabul edilmesi. Dünyadaki yerini öğrenmesi kolay olmaz. O yaşlarda dünyamız neye benziyordu? Greklere göre evren henüz oluşum aşamasındayken var olan kaosu andırıyordu. Aradaki fark şu ki, biz başlangıcın başlangıcına değil, gerçek sonun başlangıcına tanıklık ettiğimize inanıyorduk. Yalnızca bir avuç tanığın sırrını çözmeye çabaladığı o devasa dönüşümler esnasında, tek görebildiğimiz, bu kaos yüzünden, her şeyin eceliyle can verdiğiydi. 

Nizan tam bir oyunbozandı. Herkesi silah başına çağırıyordu; nefrete: Sınıfa karşı sınıf. Sabırlı ve öldürücü bir düşmanla uzlaşma olmaz. Ya öldürürsün ya ölürsün, ortası yok. Uyumak yok asla. Bütün yaşamı boyunca, o lütufkâr küstahlığıyla, tırnak uçlarına baka baka, Noel Baba’ya inanmayın, diye tekrarlamıştı. Nizan öldü, savaş bitti; bütün Fransız evlerindeki şöminelerde ayakkabı ve botlar asılıydı ve Noel Baba hepsini Amerikan konserveleriyle dolduruyordu. Eminim ki, o günlerde Aden Arabistan ya da Antoine Bloye’ye göz gezdirenler, hemen kitabı elinden bırakıp, burnu büyük bir acımayla, “Savaş öncesi edebiyatı işte; pek basit ve kesinlikle vakti geçmiş” diyordu. Troyalı Kassandra misali bir felaket tellalına ne ihtiyaç vardı? Emindik ki, Nizan yaşamış olsaydı, o da bizim yeni incelikli görüşlerimizi, başka bir deyişle tavizlerimizi paylaşırdı. O saldırgan saflığını nasıl korumuştu? Serseri bir kurşundu o, hepsi bu; övünecek bir şey sayılmazdı. Bu meşum ölü, oturduğu yerden sessizce dalgasını geçiyordu: Kitaplarında, kırkını aşmış burjuva bir leşten ibarettir, diye yazıyordu. Birden ortadan kayboldu. Otuz beş yaşında. Onun okul arkadaşları ve dostları olan bizler de, ruhumuz dediğimiz gazla karnımız iyice şişmiş bir halde, meydanlarda koşturup herkese boncuk dağıtıyor, herkesle barış yapıyorduk. Kırklı yaşlardaydık.

J. P. Sartre

Künye

Yazar Hakkında

Paul Nizan

Paris'teki lise öğrenciliği yıllarında Jean-Paul Sartre'la dostluk kurdu. École Normal Supérieure'de felsefe okuduktan sonra yirmi yaşındayken Fransa'dan ayrılarak Aden'e gitti. İki yıl orada kaldıktan sonra Fransız Komünist Partisi'ne girdi. Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı'nın imzalanması üzerine 1939'da partiden ayrıldı. Aynı yıl Fransız ordusuna katıldı ve Dunkerque'teki çarpışmalarda öldü. Nizan edebi denemelerinde Marksist edebiyat anlayışını yansıttı. Bir otobiyografik roman niteliğinde olan Antoine Bloyé (1933) işçi kökenli bir küçük burjuvanın çelişkilerini, Truva Atı (1935) genç bir komünist militanı, en tanınmış yapıtlarından Fesat (1938) devrimci aydınların siyasetle ilişkilerini konu alır. Aden, Arabistan 1960'ta Sartre'ın önsözüyle yazıldığında ona yeni bir okur kitlesi kazandırdı.