Pierre Clastres

Fransız antropolog (Paris 1934-Gabriac, Lozère 1977) XVI. ve XVII. yüzyıllarda Amerika kıtasını keşfe çıkmış büyük kronikçilerin (Léry, Thévet, Staden, d’Evreux, d’Abbevilles) yapıtlarını okuduktan sonra, Güney Amerika’da hâlâ yaşamakta olan vahşi kabileleri daha yakından tanımaya karar verdi (bu kitaptaki ikinci inceleme: “Mübadele ve ‹ktidar: Yerli fieşiğin Felsefesi” [1962], Clastres’ın yayımlanmış ilk yazısıdır ve Güney Amerika yolculuklarının hemen öncesinde kaleme alınmıştır). Pierre Clastres, 1963-64’te, Paraguay’da Guayaki yerlilerini inceledi; 1965’te La Vie sociale d’un tribu nomade: les Indiens Guayaki du Paraguay (Göçebe Bir Kabilenin Toplumsal Yaşamı: Paraguay Guayaki Yerlileri) adlı teziyle doktorasını verdi. Devlete Karşı Toplum’da bir araya getireceği ilk incelemelerinden bazıları “Bağımsızlık ve Dıştan Evlenme”; “Yay ve Sepet” ile, Chronique des Indies Guayaki (Guayaki Yerlilerinin Kroniği’nde) [1972] başlıklı çalışmasında değerlendireceği alan araştırmalarını bu yıllarda yazmaya başladı.

1965’te Tupi-Guarani halkları üzerine derin bilgisiyle tanınan Léon Cadogan’ın davetiyle yeniden Paraguay’a giderek, Guarani yerlilerini inceleme fırsatı buldu. Daha sonra Le Grand Parler. Mythes et chants sacrés des Indiens Guarani (Büyük Söz. Guarani Yerlilerinin Mitleri ve Kutsal fiarkıları) [1974] adıyla yayımlayacağı çalışmasını burada kaleme aldı.

1966-68’de, Chulupi yerlilerini incelemek üzere iki kez Paraguay’a gitti. Devlete Karşı Toplum’da yer alan en önemli incelemelerini bu dönemde hazırladı “Yerliler Nelere Gülüyor?”; “Vahşi Savaşçının Mutsuzluğu”. Clastres, Siyasal Antropoloji Araştırmaları [Vahşi Savaşçının Mutsuzluğu-Siyasal Antropoloji Araştırmaları, çev.: Alev Türker, Mehmet Sert, Ayrıntı Yayınları, 1992] adlı incelemesinde ele aldığı, savaşçı bir kabile olan Chulupiler üzerine ayrı bir kitap yazmayı tasarlamış ve bu amaçla epeyce etnografik malzeme derlemişti. Vakitsiz ölümü, bu malzemeyi değerlendirmesine izin vermedi.

1970-71’de Güney Amerika’da yaşayan son özgür vahşi kabileyi, Yanomanoları incelemek amacıyla Venezuela’ya gitti. Siyasal Antropoloji Araştırmaları’nda yer alan “Son Çember” adlı makalesini bu dönemde tamamladı. 1974’teki son inceleme gezisindeyse, Brezilya’nın Sao Paulo bölgesinde yaşayan Guarani yerlilerini yeniden inceleyerek, bu kez, Avrupalıların gelişinden önceki dönemde ortaya çıkmış dinsel hareketi ve Karai peygamberlerini araştırdı. Ölümünden sonra, 1980’de Siyasal Antropoloji Araştırmaları yayımlandı Pierre Clastres, 1970-75 arasında, Marcel Gauchet, Marc Richir, Claude Lefort, Cornelius Castoriadis ile birlikte, Brüksel Üniversitesi’nin bir yayını olan Textures dergisine; 1977’de ise, gene Claude Lefort, Cornelius Castoriadis, Marcel Gauchet, Miguel Abensour ve Maurice Lucciani ile birlikte, Payot yayınevinin desteklediği Libre dergisine makaleler yazdı. Özellikle Libre dergisindeki arkadaşlarının katkılarıyla, 27-28 Mayıs 1982’de düzenlenen anma toplantılarına sunulmuş bildiriler, daha sonra, 1987’de, Pierre Clastres ou l’esprit des lois sauvages (Pierre Clastres ya da Vahşi Yasaların Ruhu) adlı kitapta bir araya getirildi.

Pierre Clastres,, 1970’lerde çok revaçta olan Marksist ve yapısalcı antropoloji ve etnolojilere karşı, “Kopernikçi bir devrim” yapmayı öngörüyordu. Buna göre etnoloji, Batılı toplumların yapısına değil, ilkel toplumların yapısına uygun bir söylem oluşturmak ve “vahşilerin bilimi” olmak zorundaydı. Devlete Karşı Toplum’un giriş makalesi olan “Kopernik ve Vahşiler”, bu devrim çağrısının manifestosudur.

Pierre Clastres’ın, geleneksel siyaset felsefesinin bakış açısını tersine çevirerek başlattığı Kopernikçi devrimin temelinde, toplum ve siyasal yaşamın devlet olmaksızın var olamayacağı savının eleştirisi vardır. Evrensel olan devlet değil, siyasettir. Siyasal yaşamdan yoksun toplum yoktur, ama devletsiz toplumlar her zaman var olmuştur. ‹lkel toplumları hak ettikleri şekilde inceleyen ve devletsiz toplumdan devletli topluma geçişi araştırmak için gerekli kavramsal donanımı ve kuramsal çerçeveyi hazırlayan Clastres, bu çabasıyla çağdaş düşünceye büyük bir zenginlik katmıştır. Pierre Clastres’dan sonra, eskisi gibi Batı merkezli bir antropoloji ve

etnoloji oluşturmak, artık mümkün değildir.