Octave Mirbeau

1848 yılında Trévière’de dünyaya gelen Octave Mirbeau, Vannes’da Cizvitler tarafından yetiştirildi. Sorunlu bir çocukluk geçirdikten sonra Paris’e giderek sanat eleştirmenliği ve gazetecilik yapan Mirbeau, edebiyatın farklı türlerinde kalem oynatmış verimli bir yazar olarak dikkat çekiyor.

Siyasi görüşleri sürekli değişime uğradı. 1860’larda yeniyetme iken cumhuriyetçiydi; 1870’lerde ve 1880’lerin başında sağcı, özellikle de Bonaparte’çı gazetelerde yazı yazdı. Bu dönemde açıkça Yahudi aleyhtarı ve kadın düşmanı yapıtlar verdi. 1880’lerin ortasında Şkir değiştirerek aşırı sağı reddetti ve henüz kabaca tanımlanmış olan cumhuriyetçi sola yöneldi. 1890’lara gelindiğinde, siyasi görüşleri berraklaşmıştı. Anarşist solu tercih ettiği artık açıkça ortadaydı. Fransız anarşizminin önemli Şgürlerinden Jean Grave ve empresyonist ressam Camille Pissarro ile dostluk kurdu. Fransa’da kültür devriminin başlangıcı olduğuna inandığı empresyonizm üzerine yazılar yazdı. 1890’larda arkadaşı Emile Zola ile işbirliği yaparak, Fransa’da üçüncü cumhuriyetin siyasal ve toplumsal tarihine damgasını vuran Dreyfus Davası’nın kahramanı Alfred Dreyfus’u savunmaya girişti.

Ordre dergisinde tiyatro eleştirileri kaleme alan, Şgaro gazetesinde de yazılar yazan Mirbeau, 1882’de Les Grimaces adlı bir hiciv dergisi kurdu. Normandiya köylüleriyle ilgili öyküler içeren Lettres de ma chaumière ve Fransızların 1870’te uğradığı yenilgiyi anlatan bölümü yüzünden tepki toplayan Le Calvaire adlı yapıtları ona öykücü olarak ün kazandırdı. 1888’de deli bir papazı anlattığı L’Abbé Jules’ü kaleme aldı. Bunu 1890’da, bir süre devam etmiş olduğu Cizvit okulunu acımasızca yerdiği Sébastien Roch izledi. Başta Le Jardin des supplices, (1899; İşkence Bahçesi, çev.: Yıldız Ademoğlu Atlan, Ayrıntı Yayınları, 2007) Le journal d’une femme de chambre (1900; Oda Hizmetçisinin Günlüğü, çev.: Sevgi Türker Terlemez, Ayrıntı Yayınları, 2004) ve Dingo olmak üzere romanlarının çoğu da keskin birer toplumsal yergidir.

Mirbeau oyunlarında da siyaset ve ticaret çevrelerini eleştirmiştir. Yazarın en önemli oyunlarından biri Les Affaires sont les affaires’dir (İş Adamı, İstanbul Şehir Tiyatroları, 1931-32). Les Mauvais Bergers adlı oyunu Henry Becque’in yapıtlarıyla karşılaştırılmıştır. Bunların yanı sıra otomobilin öyküsünü anlattığı 628-E8 (1907) adlı bir romanla, Des artistes başlığı altında toplanan sanat eleştirileri yazdı.

Mirbeau’nun, kaleminden kötücül ve kokuşmuş bir olgu olarak çıkan cinselliği saplantı haline getirmesini, gençliğinde Cizvitler tarafından cinsel tacize uğramasına yoranlar çıktı. Kimilerince Bukowski, Burroughs, Artaud ve Hubert Selby Jr.’ın atası olarak değerlendirilen yazar 1917’de öldü. Döneminin toplumsal kurumlarını ve ruhban sınıfını sert bir dille eleştiren Mirbeau, 1903’te kurulan Goncourt Akademisi’nin ilk on üyesinden biriydi.