Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan Maksim Gorki 28 Mart 1868 tarihinde marangoz bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 3 yaşında babasını kaybederek annesinin ebeveynlerinin bulunduğu Kaşirin’e taşındı. Kayıt olduğu sanat okulu öğrenimini beş ay sonra ekonomik nedenlerle bırakmak zorunda kalan Gorki, sekiz yaşından itibaren çalışma yaşamıyla tanışmak zorunda kaldı. 11 yaşında annesini kaybetmesinin ardından tamamen kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kaldı. Kundura mağazasında çırak olarak başladığı çalışma yaşamı, bir mimarın yanında hizmetçilik, Volga’da çalışan bir vapurda bulaşıkçılık, İkon atölyesinde çıraklık vb. işlerle devam etti.

1884 yılında hayalini gerçekleştirerek üniversiteye kayıt olmak için Kazan’a gitti. Ancak Gorki, bir orta öğretim belgesi olmaması ve ekonomik durumunun kötü olması sebebiyle üniversiteye girmek şöyle dursun açlıktan ölmemek için önüne gelen her işte çalışmak zorunda kaldı. Volga kıyısındaki iskelelerde çalışmaya başladı. 1885-1887 yılarında fırınlarda çalıştı. Kazan’da geçirdiği zorlu yıllar Gorki’nin politik görüşlerinin şekillenmesine beşiklik etmesinin yanı sıra, edebi çalışmalarında sıklıkla rastladığımız motifleri biriktirmesine de vesile oldu. Marksist yazın ve propaganda guruplarıyla burada tanışan Gorki kısa süre içerisinde devrimci gençlik gruplarıyla toplantılarının alışılmış simalarından biri oldu.

Büyük bölümü sokakta ve yoksulluk içinde geçen yaşamının yarattığı bunalım sonucunda 12 Aralık 1887 tarihinde, henüz 19 yaşındayken iki kez intihar girişiminde bulundu. İlk olarak, kendisini akciğerinden tabancayla vurarak ömrünün sonuna kadar sürecek solunum güçlüğüne neden oldu. Bu olaydan kısa süre sonra kloralhidrat içerek ikinci kez intihar girişiminde bulundu. Bu girişiminden de midesi yıkanarak kurtuldu. 

1888 yılında Narodnik Mihail Antonoviç Romas’la birlikte Krasnivodovo köyünde propaganda çalışmaları yürüttü. Bu dönemde Rusya’nın ilk Marksist gruplarından biri olan N.A. Fodoseyev çevresiyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle ilk tutukluluğunu yaşadı. 1890 yılının başlarında Nijni Novgorod’da yazar Korolenko ile tanıştı ve ilk edebi denemelerinden biri olan “Yaşlı Meşenin Şarkısı” adlı şiirini beğenisine sundu. Korelenko’nun sert eleştirisi Gorki’nin edebi çalışmalarını yaklaşık iki yıl ertelemesine neden oldu.

29 Nisan 1891’de Ukrayna’dan Kafkasya’ya ulaşan uzun bir yolculuğa çıktı. Büyük kısmını yayan gerçekleştirdiği, yer yer yük trenlerinde geçen bu yolculuğu esnasında eserlerinde kullanacağı eşsiz gözlemlerde bulundu. Kafkasya’da demir yolu ve inşaat işçiliği yaptı. Bakü’de petrol yataklarında çalıştığı dönemi ise en zorlu işi olarak değerlendirecekti. 1892 yılında bu yolculuktaki duraklarından biri olan Tiflis’te Kafkas adlı gazetede 1892 Eylül’ünde “Makar Çudra” adlı ilk öyküsü yayımlandı. Edebi yaşamının başlangıcı olarak kabul edilen bu öykü, yazarın M. Gorki mahlasını kullanmasının da başlangıcı oldu. 

1893 yılında Nijni Novgorod’da yerel gazetelerde Korolenko’nun eleştirilerinden geçen birkaç öyküsü yayımlandı. Korelonko’nun tavsiyesiyle 1895 yılında Samara’ya taşındı. İlk kez bu dönemde İegudiil Hlamida mahlasıyla kaleme aldığı yazılarıyla hayatını kazanmaya başladı. 1895’te Samara gazetesinde ileride Çocukluğum adıyla yayımlanacak eserinin ilk taslağı olan “Akulina Nine” adlı hikâyesi yayınlandı. 

Ekim 1897’den 1898’in başına kadar Kamensk kâğıt fabrikasında çalışan ve yerel bir Marksist gruba liderlik eden arkadaşı Nikolay Zaharoviç Vasilyev’in dairesinde yaşadı. Bu dönemde edindiği kimi izlenimler Klim Samginin yaşamı adlı romanında yer buldu.

Gorki’nin 1898 yılında iki cilt halinde yayımlanan toplu eserleri beklenenin üstünde bir ilgi gördü. Kitabının yayımlanmasından iki ay sonra Nijni Novgorod’da yeniden tutuklanan Gorki, daha önceki devrimci eylemleri sebebiyle Tiflis’teki Metehi kalesine sevk edildi. 

1899 yılında ilk kez Petersburg’da bulunan Gorki’nin toplu eserlerinin üçüncü cildi yayımlandı. Aynı yıl yazarın geniş çevreler tarafından tanınmasını sağlayan romanı Foma Gordyev’i ve düzyazı şiiri “Şahin’in Şarkısı” yayımlandı. Gorki’nin eserlerinin başka dillere çevirisi ilk kez bu yıl gerçekleşti.

1900-1901 yılında az bilinen romanı Üç Arkadaş’ı yazdı. Aynı dönemde ilk piyeslerini, Ayak Takımı Arasında (1901) ve Küçük Burjuvalar (1902) vb. kaleme aldı. Tolstoy ve Çehov’la bizzat tanıştı. 1901 yılında Petersburg’daki Marksist işçi gruplarıyla ilişkilendi, çarlığa karşı mücadele çağrısında bulunduğu bir bildiriden dolayı tutuklanarak Nijni Novgorod’a gönderildi. 

1905 yılında Lenin ile tanıştı ve aralarında inişli çıkışlı bir dostluk ilişkisi başladı. 1905 devrimine aktif bir şekilde katıldı. Tutuklanarak çarlık rejiminin sembollerinden birine dönüşmüş Petropavlovsk Kalesi’ne hapsedildi. Rusya ve dünyadan gelen toplumsal baskı sayesinde serbest bırakıldı. Karayüzlerin karşıdevrimci terörü ve çarlığın tehditleri nedeniyle 1906 yılının başlangıcında, aynı yılın sonuna kadar ikamet edeceği ABD’ye gitmek zorunda kaldı. Burada Mülakatlarım ve Amerika’da adlı broşürleri kaleme aldı. Aynı yıl İtalya’nın Capri adasına yerleşti. 1913 yılında çıkacak genel affa kadar Rusya’ya dönemedi. Bu dönemde Vassa Jeleznova (1910), Yaz, Okurov Kasabası gibi piyes ve öykülerin yanı sıra Matvey Kojemyakin’in Yaşamı (1910) adlı romanını yazdı. 

1913’te Petersburg’a dönen Gorki Zvezda ve Pravda gazetelerinde yer aldı. Bunun yanında otobiyografik üçlemesinin ilk iki kitabı Çocukluğum ve İnsanlar Arasında’yı (1913-1916) yazdı. 1915 yılında, çevresinde Şişkov, Prişvin, Trenev gibi yazarların toplandığı Letopis adlı dergiyi kurarak edebiyat bölümüne başkanlık etti. 

Ekim Devrimi gerçekleştikten sonra devrimin erken ve hazırlıksız olduğu savı üzerinden eleştirel değerlendirmelerine yer verdiği “Zamansız Düşünceler” (1917-1918) adlı makale serisini yazdı. Gorki, eleştirilerine rağmen kültür ve sanat alanında önemli görevler üstlendi: ilk İşçi-Köylü üniversitesinin kurulması ve Petersburg Bolşoy Drama Tiyatrosu’nun kurulması ve 1919 yılında “Dünya Edebiyatı” yayınevinin kuruluşunun öncülüğünü yapması rol aldığı önemli süreçlerden bazılarıydı.

1921 yılında daha önce tedavi gördüğü tüberkülozunun yeninden baş göstermesi nedeniyle tedavi olmak amacıyla yurt dışına çıktı. Bu dönemde otobiyografik üçlemesinin son kitabı olan Benim Üniversitelerim (1923) ve Artamovlar Hadisesi’ni (1925) tamamladı. Gorki, ömrünün sonuna kadar üzerinde çalışacağı Klim Samgin’in Yaşamı adlı romanının ilk çalışmalarına da bu dönemde başladı. 

1931’de Sovyetler Birliği’ne dönen Gorki 1934 yılında Sovyet Yazarlar Birliği 1. Kongresi’nin gerçekleştirilmesine öncülük etti. Aynı yıl kurulan SSCB yazarlar birliğine başkanlık etti. 

1936 yılında kendi adını taşıyan köyde öldü.

Maksim Gorki - Yazarın kitapları

1
sultanbeyli escort sancaktepe escort pendik escort beylikdüzü escort
Kapat