Wilhelm-Apollinaris-Albertus de Kostrowitzky, 26 Ağustos 1880’de Roma’da dünyaya geldi. Annesi Angelica Polonyalı soylu bir aileye mensuptu. Babasının eski bir İtalyan subayı olan Francesco Flugi d‘Aspermont olduğu çok sonraları açığa çıkmıştır. Babasının gerçek kimliği, Apollinaire’in yapıtlarının merkezinde gizemli bir tema olarak yerini korudu. 1885’te Francesco’dan ayrılan genç anne çocuklarıyla birlikte Monaco’ya yerleşti.

1887-1897 yılları arasında Guillaume, Monaco’da Maristes papazlarına ait olan Saint-Charles Koleji’ne devam etti. 1897’de lise bitirme sınavıda başarısız oldu. Sonraki yaşamını idame ettirmek için geçtiği Cannes ve Nice’te geniş okumalarla geçen birkaç yılın ardından Vicomtesse de Milhau ile çocuğunun etüt hocası olarak 1901’de Almanya’ya gidişi Apollinaire’in hayatında dönüm noktası oldu. Neu-Glück şatosunda tanıştığı mürebbiye Annie Playden’e aşkla bağlandı. İleride Alkoller’in bir parçasını oluşturacak Ren şiirleri (“Rhénanes”) ile “Sevdâzede’nin Şarkısı” bu aşka bağlı duygusal ve zihinsel kaynaşım ve çağrışımların ürünüdür.

Apollinaire, bu bir yıl içerisinde öykü ve kronik yazmayı da sürdürdü. 1902’de Paris’e döndüğünde ilk öyküsünü yayımladı. O arada La Revue Blanche ve Festin d’Esope adlı dergilerde çıkan şiirleri de ilgiyle izlenmekteydi. Aynı yıllarda edebiyat, özellikle de resim çevrelerinde sık sık görünmeye, avangard sanat pratikleri üzerine eleştirel, kuramsal incelemeleriyle öne çıkmaya başladı. Başta Picasso, Matisse ve Braque olmak üzere çok sayıda kübist ressamı dünya sanat ortamlarına tanıttı, Max Jacob gibi yazarlarla ve bir zaman sonra bağlanacağı kadın ressam Marie Laurencin ile dostluğunu ilerletti.

İlk makalesini yazdığı Mercure de France, 1909’da şair olarak ününü yayan “Sevdâzede’nin Şarkısı”nı yayımladı; ilk öykü kitabı L’Hérésiarque et Cie de ertesi yıl okurla buluştu. Temelsiz bir suçlamaya maruz kalarak bir hafta tutuklu kaldığı 1911’de Le Bestiaire (Hayvan Öyküleri) gün yüzüne çıktı. Arkadaşlarının desteğiyle edebiyatçılar ve ressamları aynı çatı altında buluşturan Les Soirées de Paris adlı dergiyi kurdu; dergi, I. Dünya Savaşı’na kadar yayın hayatını sürdürdü.

1913’te, önce geniş yankı uyandıran Les Peintres cubistes (Kübist Ressamlar) incelemesi, ardından da şiire getirdiği yepyeni biçimlerle sarsıcı etkiler yaratan başyapıtı Alcools (Alkoller) yayımlandı.

Apollinaire, 1914 Ağustos’unda patlak veren I. Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katıldı. Champagne cephesinde savaştı. 1916’da, resmen Fransız uyruğuna geçişinden bir süre sonra cephede bir şarapnel parçasıyla şakağından yaralandı. Takip eden hastane süreçleri ve tedaviler bünyesinde büyük tahribatlar yarattı. 1917’de “Croix de Guerre” (Savaş Haçı) nişanıyla taltif edildi.

1918’de diğer önde gelen yapıtı Caligrammes (Kaligramlar) yayımlandı.

1918’in Mayıs ayında Jacqueline Kolb ile evlenen Apollinaire, Avrupa’yı kasıp kavuran ölümcül İspanyol Gribi salgınına yenik düştü ve Mütareke’den iki gün önce, 9 Kasım’da Paris’te yaşama veda etti.

Guillaume Apollinaire - Yazarın kitapları

sultanbeyli escort sancaktepe escort izmir escort
Kapat