Ferîdüddîn Attâr

Ferîdüddîn Muhammed bin İbrâhim-i Nîşâbûrî (Nişabur 1119?-1230). İranlı mutasavvıf, şair, eczacı, hekim. Hayatı hakkında bilinenler bilgi kırıntıları ve bazı menkıbelerden ibarettir. Babasının mesleğini izleyerek attârlık (eczacılık) yaptığı bilinmektedir. İyi bir öğrenim gördüğü anlaşılan Attâr tasavvufa ilgi duymuş, sûfilere karşı büyük bir sevgi beslemiş, bu sevgi onun tasavvuf alanında velud bir şair ve yazar olmasını sağlamıştır. Eserleri incelendiğinde edebî hayatı üç döneme ayrılabilir. Birinci döneminde usta bir hikâyeci kimliğiyle karşımıza çıkar. Eserlerin kurgusu, işlenişi, dili sağlamdır. Mantıku’t-tayr (Kuş dili), Musibetnâme, İlahînâme, Esrârnâme, Muhtarnâme, Dîvân gibi manzum eserlerinin yanısıra, bugün hâlâ kaynak eser özelliğini yitirmeyen mensur yapıtı Tezkiretu’l-evliyâ (Velîler ansiklopedisi) birinci döneme aittir. İkinci dönemde dış dünyaya, insanlara karşı ilgisiz, Tanrı’da yok olmayı hedefleyen bir sûfi olarak görünen Attâr, bıktırıcı tekrarlardan kendini kurtaramaz. Uşturnâme, Cevheru’z-zât, Mansurnâme gibi eserleri bu döneme aittir. Üçüncü dönem, Attâr’ın yaşlılık yıllarına rastlar. Eserlerinde kurgu, düzen, üslup gevşemeye başlar. Mazharu’l-acâyib ile Lisânu’l-gayb mesnevileri bu dönemin ürünüdür.

Attâr’ın eserlerinin belli başlıları: Mantıku’t-tayr (Kuş dili): 1187 yılında yazılan bu eser 4724 beyitten oluşur. Gazzalî’nin Risâletu’t-tayr (Kuş risalesi) adlı eserinden yararlanılarak yazılmıştır. İran tasavvuf edebiyatının temel yapıtlarından sayılan bu eserde kuşlar ile ilgili bir hikâye çerçevesinde tasavvufun esasları ve tasavvufî yaşam anlatılır. Simurgun Tanrı’yı sembolize ettiği bu başyapıtta mutasavvıfların rolünü üstlenen kuşlar taleb, aşk, marifet, istiğna, tevhîd, hayret, fakr ve fenâ makamlarından geçerler. Mantıku’t-tayr 1317 yılında Gülşehrî tarafından Eski Anadolu Türkçesi ile dilimize kazandırılmıştır. (Gülşehrî’nin Mantıku’t-tayr’ı –Gülşennâme–, Metin ve günümüz Türkçesine aktarma: Prof. Dr. Kemâl Yavuz, Kırşehir Valiliği yayın no: 12, I-II, Ankara, 2007). Mantıku’t-tayr, Prof. Abdülbaki Gölpınarlı çevirisinden başka son olarak Prof. Dr. Mustafa Çiçekler tarafından Türkçeye çevrilmiştir. (Kaknüs Yayınları, İstanbul, 2006). Musîbetnâme: Attâr kırk gün süren bir sınav sırasındaki deneyimlerini anlatır. Aşknâme: Attâr’ın bu eseri aslında Şem’ü Pervâne mesnevisidir. (Romans Yayınları, İstanbul, 2005). Muhtarnâme: Konulara göre tertip edilmiş rubai mecmuasıdır. Cevheru’z-zât: Tanrı’dan başka her şeyin fâni olduğu temasını işleyen manzum eserdir. İlâhînâme: Attâr’ın ilk döneminde yazdığı mesnevilerden biridir. Prof. Dr. Helmut Ritter tarafından bilimsel neşri yapılan İlahînâme, Prof. Abdülbaki Gölpınarlı tarafından dilimize kazandırılmıştır. Tezkiretu’l-evliyâ: Seksen civarında mutasavvıfın ve velînin biyografilerinin verildiği bu mensur eser tasavvuf tarihi için birinci derecede önemli kaynaktır. Attâr bu yapıtını kaleme alırken Keşfu’l-mahcûb, Şerhu’l-kalb, Marifetu’n-nefs, Tabakâtu’s-sûfiyye gibi tasavvuf kaynaklarından yararlanmıştır. Attâr’ın mesnevileri Türkler tarafından ilgiyle karşılanmış ve bazılarının defalarca çevirisi yapılmıştır. Öte yandan doğubilimcilerin ilgisini çeken Attâr üzerinde en kapsamlı inceleme ve metin neşri, İstanbul Üniversitesi’nde Şarkiyat Enstitüsü’nü kuran ve şarkiyat çalışmalarını bir sisteme sokan Prof. Dr. Helmut Ritter tarafından yapılmıştır. Ritter’in Doğu Mitolojisinin Edebiyata Etkisi, Karşılaştırmalı Edebiyat Metinleri adlı eseri Ayrıntı Yayınları arasında yayımlanmıştır. Yazarın yine Attâr hakkındaki, Farsçaya Deryâ-yi ervâh adıyla çevrilen Das Meer der Seele (Ruhlar Denizi) adlı kıymetli eseri Türkçeye çevrilmeyi beklemektedir. Attâr hakkında daha geniş bilgi ve bibliyografya için bkz. MEB İslâm Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Attâr” maddeleri, Mehmet Kanar, Doğubilimciler, CD Kitap, AKMED (Akdeniz Medeniyetleri Enstitüsü), Antalya, 2004.

Yazdığı Kitaplar