Emirhan Oğuz

1958’de İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini Beykoz Çubuklu İlkokulu’nda, ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi Mimarlık Fakültesi’nde yükseköğrenimini sürdürürken 1980 yılı başlarında gözaltına alındı. 1986 yılına kadar İstanbul’un çeşitli askeri ve sivil cezaevlerinde tutuklu kaldı. Askeri mahkemece hakkında verilen müebbet hapis cezasının Yargıtay’da bozulması üzerine tahliye edildi. Cezaevindeyken DTCF Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğrenim görme hakkını kazanmasına karşın fakülteye kaydını gerçekleştiremedi ve tahliyesi sonrasındaki başvuruları kabul edilmedi. 

Oğuz’un 1977-1987 yılları arasında yazdığı şiirlerden bir bölümünü bir araya getiren Ateş Hırsızları Söylencesi adlı dosyası 1987 Akademi Kitabevi Şiir Ödülü’ne değer görülerek dönemin en önemli şiir yayıncısı olan Cem Yayınevi tarafından 1988 yılı başında yayımlandı. Kitap aynı yıl, 1988 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü’ne değer görüldü. Takip eden zamanlarda o dönemki siyasal-kültürel tercihleri dolayısıyla edebiyat ortam ve çevrelerinden uzakta kaldı. Yayımlanışından kısa süre sonra tükenen kitap, şairin eğilimi doğrultusunda yirmi yılı aşkın süre yeniden basılmadı. Yazar, Ateş Hırsızları Söylencesi kitabının yayımlanmasından önceki yıllarda olduğu gibi, sonraki yirmi yıl boyunca istisnai birkaç katkı dışında edebiyat dergileri ve ilgili mecralarda şiir yayımlamadı. 

Bu yıllar içinde çeviri ve yayıncılıkla meşgul olan Oğuz’un, Yanardağ Güncesi: El Salvador’da Edebiyat ve Devrim (1990) isimli derleme-çeviri çalışması ve sonrasında davaya konu olan Ermeni Tabusu (1993) çevirisinin de içinde yer aldığı bazı çalışmaları yayımlandı. Sanatsal alanın bağımsız bir kültürel-siyasal alan olarak tasarlanması ve örgün bir toplumsal ağ olarak yapılandırılmasını hedefleyen “Sanat Hareketi” topluluğunun kuruluş (1993) ve örgütlendirilmesinde etkin görev alırken kendi anlayışı doğrultusunda farklı alanlarda siyasal faaliyetlerini sürdürdü. 

Oğuz, Ateş Hırsızları Söylencesi’nden yirmi küsur yıl sonra 2009’da Myndos Geçişi adlı ikinci kitabını okurla paylaştı. Yayımlanmasının ardından 2010 Altın Portakal Şiir Ödülü’ne değer görülen kitap, Ödül bünyesinde ertesi yıl gerçekleştirilen geleneksel sempozyumda ele alındı ve sunulan bildiriler Emirhan Oğuz Şiiri ve Myndos Geçişi (2011) adıyla ayrıca kitaplaştırıldı. 

Kök aldığı tarihsel mücadele damarının ve kendi kuşağının hikâyesini, Cevat Çapan’ın ifadesiyle “egemenlerin suç ortaklığı sayacağı, gerçekte ise bizi yoldaşlık katına yüceltecek bir yolculuk” olarak estetik bir incelikle resmeden Emirhan Oğuz şiiri, ilk yayımlanışından otuz, Myndos “geçişi”nden on yıl sonra Ateş Hırsızları Söylencesi’nin üçüncü basımı dolayısıyla okurla yeniden buluşuyor.

Ateş Hırsızları Söylencesi’nin 30. yıl basımı, 1988 ve 2009’daki diğer iki basımdan farklı olarak Yılmaz Aysan’ın 1987 yazında, şiirler daha dosya halinde elden ele gezerken çizip şaire ulaştırdığı ama sonraki yıllarda yitirilmiş olan desenleri de içeriyor.

Diğer Kitapları